
| Doğanköyü Tanıyalım | Kemah Hakkında | Diğer Köylerimiz | Kemah Resimleri | Ben Kimim | E-Mail | AnaSayfa |
Ayn-ı Munzur dedikleri nehircik dahi burada Fırat nehrine karışır. Bu çay Munzur dağından doğar,şehrin bahçeleri içinde Savimi deresi ile birleşip Kayan altında Fırat nehrine karışır.Berrak, saf bir sudur.Kayan kayası denilen yer,kale dibidir.Oradan hayat suyuna benzer bir su kaynar.Buraya yakın,”Ali kayan” derler, bir kaya vardır. Bu şehir halkının inancına göre, Hz.Ali gelip belini dayayarak dinlendiği için, hala: “Bel ağrısına tutulanlar o kayaya bellerini dayasalar iyi olur” derler.Amma şifası Allah’tandır.Şehir halkı bu kayaya Kirli kaya derler. Bu kayadan ötesi yokuş yukarı gayrı Müslim varoşudur. İki hanı,iki hamamı,bir ulu cami vardır.Hamamının biri mahkemeye bitişik Çorbacı hamamı,diğeri de Kayana yakın,Fırat nehri kıyısındaki Kethüdayeri hamamıdır.Varoş etrafında bahçeler yoktur.Bu varoştan ötesi göğe yükselmiş büyük kaledir.
Kemah Kalesinin Yapısı: Beşgen şeklinde, Şeddadi tarzda yapılmış, süslü bir kaledir.Burç ve duvarları büyük taşlarla yapılmıştır.Erzurum civarında benzeri yoktur.Fırat nehrine aşırı havalesi vardır amma, ondan zarar gelmez.Kıbleye bakan bir kapısı ile ondan içeri iki kat kapıları vardır. Üçü de sağlam demir kapılardır. Birinci kapının iç yüzünde, sağ ve solda- ikişer tunç top vardır.Uzunlukları yirmiyedişer karış olup üç kantar ağırlığında gülleler atarlar.Böyle ağır,kalkıp inmesi ağır topları bu yalçınkaya üzerine nasıl çıkarıpda yerleştirmişler,garip şeydir doğrusu!İçerideki kapısının üzerinde bir pehlivan gürzü,bir Hz.Ali yayı ve oku asılmıştır.İç kalede toprak örtülü altıyüz kadar ev vardır.Fakat dar bir yerde kurulmu,bağsız,bahçesiz evlerdir.İçerisinde Kara Yakupoğlu’nun,İbrahim Çelebi’nin evlerinden başka bahçeli ev yoktur.Kale içinde terk edilmiş boş arazi çoktur.Hatta boş olan yerlerde beş tane buğday ambarı var. İçerisi Selim Han’dan beri pirinç çeltiği ve darı ile doludur.Gören harmandan bugün getirilmiş sanır.Kuşatma sırasında asker buradan beslenir.Bu iç kalede onbir mihrab vardır.Üçü camidir.Kale kapısından içeri olan Bey camii,çok büyük ve eski usuldür.Bir adet kağgir minaresi vardır.Bundan başkaları tahta minareli olup, diğerleri minaresiz mescitlerdir.
Kalenin kuzeyindeki şehitler kulesi üstünde,ta aşağı nehre kadar inen suyolu vardır.Muhasara zamanlarında su ihtiyacı oradan temin edilir.Aşağıda bir birine yakın üç adet su sarnıcı vardır.Birisi Ab-ı hayat, biri Güherçileli su, diğeri tuzlu sudur.Bu şehrin de güzelleri meşhurdur.Şehir Erzurum toprağında olup,halkı Türktür.Amma garip dostu,dindar,iyi huylu adamları vardır.Mahsulatından çadır bezi, beyaz ve leziz tuzu, “Katık Peyniri” dedikleri katmer peyniri meşhurdur. Midilli’nin lor peyniri, Şam’ın kariyşe peyniri gibi peynirlerinden daha taze, leziz ve kolay hazımlıdır.Bir de dört mevsimde bu şehrin dağlarına “Selva” adında Allah’ın bir kuşu gelip, bostan ve dağlarına konar.Kemah halkı bunun mevsimini bildiklerinden,gidip kuşu avlayarak tüylerini yolup tuzla turşu yaparlar.Kışın yerler.Çok tatlı eti olan bir kuştur. Eti kuvvet vericidir.Ellerinden kurtulan kuşların bir kısmı başka yerlere göçerler.